Aylar sonra bugün, yine tıpkı beni bıraktığın günkü gibi aynı şarkıyı dinlerken bir sigara yaktım.Bu kez yağmur yağıyordu dışarda ve ben yine camın kenarında aylar sonra bugün beni bırakıp gittiğin günkü acıyı duyumsadım içimde.
Dışarda yağmur yağıyordu.Penceremi açtım, bıraktım damlalar dilediğince ıslatsın beni ve kalemimden aylar sonra bugün yine için dökülen sözcükleri…
Sigaramdan derin bir nefes çektim içime.Sen kucağıma uzanırdın,ben saçlarını okşardım.Bak aylar geçti bebeğim hani o hiç ayrılmayacağımız günler vardı ya!Ben ayrılsamda senden,sen sakın beni bırakma dediğin günler, işte onlar hiç gelmedi!Günlerce, gecelerce bekledim, ne yağmurlar ne baharlar eskitip bekledim ama gelmedin!Yanlızlığıma inat, bütün bir geceyi senin düşünle geçiriyorum.Gelemeyeceğini bile bile.Sanki her kapıdan girecekmiş gibi gözümü kırpmadan sabaha kadar bekliyorum.



Ömrüm bitse sessizce tükensem
Sevmesem senden ayrı ne varsa
Ne gülü ne dikeni
Yalnız hayalin olsa yanımda
Damarımda dolassan ığıl ığıl
İşte o zaman haykırırdım
İsyan ederdim yokluğuna
Şu seni anlatan dizelerim
Seni anımsatan kırmızı karanfil
Şu melodi şu tren çığlığı
Yetmeyecek beni tüketmeye
Ölüm sessizce girse yatağıma
Ömrün bitti diye ferman okunsa
Belki o zaman çaresizlikten
Birazda yolluğundan son nefesimi veririm
Ama şunu unutma….
Musalla taşında bile isyan edeceğim yokluğuna…
Erhan Coşkun…06 08 2007